Çarşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çarşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Temmuz 2013 Pazartesi
Kasımpaşa'da Beşiktaş...
İnönü Stadı'nın yıkılması ve yeni stadın yapılma sürecinde Beşiktaş'ın maçlarını nerede oynayacağı muallaktı. Şükrü Saraçoğlu, Türk Telekom Arena isimleri bile geçti. En son Başakşehir ve Zeytinburnu Stadı da seçeneklere eklenmişti. Her ne kadar metro yapılmış olsa da Olimpiyat Stadı en son ve en kötü tercih olacaktı. Sonunda açıklama geldi ve Kasımpaşa'nın Recep Tayyip Erdoğan Stadı'nda karar kılındı. Anlaşma bu hafta içinde imzalanacak deniyor. Peki bu ne kadar doğru bir tercih?
Öncelikle saha içi konusuyla başlayalım. Olimpiyat Stadı'nda oynayan bir takım hiç bir zaman başarılı olamaz. Tribünlerin sahaya olan uzaklığı ve stadın büyüklüğü nedeniyle dolmayan tribünlerden dolayı rakibe bir baskı kuramazsınız. Bu yüzden Beşiktaş yönetimi diğer alternatiflere yöneldi. En başından beri dediğim gibi Türk Telekom Arena Galatasaray'ın, Şükrü Saraçoğlu ise Fenerbahçe'nin mabedidir. Bu mabedlerde Beşiktaş iç saha maçı yapmamalıdır. Ben nasıl İnönü Stadı'nda bu iki ezeli rakibin iç saha maçı yapmaması gerektiğini düşünüyorsam, aynı saygıyı onlara da göstermemiz gerektiğini düşünüyorum. Bunu bir Beşiktaşlı olarak değil bir futbolsever olarak söylemek benim görevimdir.
Diğer alternatifler ise doğru tercihlerdi. Kapasiteleri düşük olsa bile Beşiktaş'ın taraftarının gücü ortadadır ve bu statlarda rakibi çok güzel baskı altına alabilirsiniz. Semte de yakın olması sebebiyle de Kasımpaşa Stadı tercih edildi diye düşünüyorum. Stadın handikabı ise birbirinden ayrı üç tribünü olması.
Saha dışı boyutuna bakarsak, Kasımpaşa taraftarı ile Beşiktaş taraftarının arasının iyi olmadığını hepimiz biliyoruz. Bunun üstüne en son Gezi olaylarında Çarşı'nın ön plana çıkması ve hatta kurucularından kişilerin de terör örgütü kurmak suçuyla gözaltına alınması da cabası. En son olarak da Kasımpaşa taraftar grubunun bir açıklama ile Beşiktaş'ın maçlarını statlarında oynamalarını istememesi ve eski husumeti canlandıracağını söylemeleri de olayın ne boyutta olduğunu gösteriyor.
Bu üç nedenden dolayı ben Beşiktaş'ın bu sene kaç maçı seyircili oynayabileceğini merak ediyorum. Gerek Haziran ayında yaşananlar ve stadın ismi nedeniyle taraftarın takınacağı tavır gerekse de Kasımpaşa ve Beşiktaş taraftarının karşılıklı takınacağı tavır bunu belirleyecek. Hepimizin gönlünden geçen ise sorunsuz, kazasız, belasız olabildiğince az cezalı bir sezon bizimle olsun.
13 Mayıs 2013 Pazartesi
Feda sezonunda İnönü'ye veda...
İnsanın içinde hüzün var, bununla birlikte dışarı inanılmaz bir çoşku çıkıyor. Beyazlarla donatılmış İnönü Stadı'na veda günü idi 11 Mayıs Cumartesi günü. Saha dışındaki olaylardan aşırı sinirli ve yaralı girmiş taraftar stada girer girmez ortamın havasına kapılıp o coşkuya eşlik ediyordu.
Ben de son anda bilet bulan şanslı kişilerdendim. Ama bileti olmayıp içeri girmeyi deneseydiniz sizde girebilirdiniz. 30 bin kişilik stadda en aşa 40 bin kişi vardı. Ben hiç bir maç bu kadar dolu görmemiştim maçı. Beleş tepe bile ikinci yarı tribündeydi.
Daha içeri girer girmez bir koltuk kapıp "1,2,3 yetmez! 4,5,6, olsun! Metin, Ali, Feyyaz atsın, Beşiktaşım şampiyon olsun! tezaruhatına eşlik ettik. Resmen bir şampiyonluk kutlanıyordu içeride. Herkes ayrı bir çoşuyordu. Tribünlerden sekerek yapılan Siyah - Beyaz - Şampiyon - Beşiktaş tezaruhatı da bunu kanıtlar gibiydi.
Eski açıkta olacağım için biraz düşünceliydim. Bulunduğum yerdekilerde pek canlı değillerdi. Ama çok güzel yanıldım ve sonradan gelenlerle çok güzel bir ortam oldu. Eski açığın böyle bağırdığını ilk kez gördüm.
Maç tamamen bahane, kimse izlemiyordu. Herkes son kez İnönü'deki üçlüye eşlik ediyor ve tezaruhatlarla rekor kırıyordu Hele ki ilk yarının son 15 dakikası muazzamdı. İlk on dakika kapalı tek başına aldı götürdü derken, son beş dakika yeniyi bilmem ama eski açık da koptu. İnanılmaz bir destek vardı takıma. Tam olması gerekildiği gibi bir veda. Stadda bir çok insana dokunsanız ağlayabilirdi.
Maç sonunda sahaya inmedim, inemedim. İnmek istemedim. Orası kutsal zemin benim için. Herkesin ayak basabileceği bir yer değil. Koltuğumu "nazikçe" söküp, hatıra olarak onu aldım. Staddan çıkarken arkama bile bakamadım veda etmesini beceremediğim için.
Her takımın stadı taraftarı için özeldir, lakin benim için de İnönü Stadı yeri itibariyle dünyanın en güzel stadı. İnsan nasıl veda edebilir ki bu kadar sevdiği yere/şeye/kişiye...
Ne kadar modern olsa, ne kadar düzgün de olsa nedense İnönü'nün yıkılmasına gönlüm el vermiyor. Çok daha iyisi yapılacağı kesin, lakin anılarımız burada. Her tuğlada, her koltukta... Artık yıkım başlamadan önünden son kez geçeriz, göz yaşlarına hakim olabilirsek ne ala...
Not: En üstteki fotoğrafın orjinaline dilerseniz buradan ulaşabilirsiniz.
Ne kadar modern olsa, ne kadar düzgün de olsa nedense İnönü'nün yıkılmasına gönlüm el vermiyor. Çok daha iyisi yapılacağı kesin, lakin anılarımız burada. Her tuğlada, her koltukta... Artık yıkım başlamadan önünden son kez geçeriz, göz yaşlarına hakim olabilirsek ne ala...
Not: En üstteki fotoğrafın orjinaline dilerseniz buradan ulaşabilirsiniz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




